Lady Bird

Yazan: Emirhan Kırkaç -

Greta Gerwig'in 2017 yapımı Lady Bird (Uğur Böceği) filmi, ergenlik döneminin kaotik ve sancılı büyüme evresini konu alır. Film, lise son sınıf öğrencisi Christine McPherson'ın ailesiyle, arkadaşlarıyla ve en önemlisi kendi kimliğiyle olan çatışmalarını anlatır. Bu film bizlere gelişim psikolojisinin temel krizlerinden biri olan "ayrılma ve bireyleşme" (separation-individuation) sürecini sinematik olarak ele almıştır.

Filmin ilk sahnelerinden beri Christine'in kendisine "Lady Bird" ismini takması ve herkesin ona bu isimle hitap etmesini söylemesi, Erikson'un "Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası" evresinin bir örneğidir. Karakter, ailesinin ona verdiği kimliği ve onun için çizdikleri sınırları reddeder. Lady Bird, kendi kimliğini çevresinin beklentileri üzerinden değil, kendi içsel arzuları üzerinden inşa etmeye çalışır.

Filmde birçok kez Lady Bird ile annesini tartışırken görüyoruz. Anne-kız arasındaki ilişkiyi çelişkili bağlanma olarak yorumlayabiliriz. Marion, kızını çok sevmesine rağmen bu sevgiyi sürekli bir eleştiri ve daha iyisi olma beklentisi üzerinden sunar. Ailenin ekonomik kaygılarının yarattığı stres, Marion'un ebeveynlik tarzını pasif-agresif bir kontrol mekanizmasına dönüştürür, bu da Lady Bird'de sürekli olarak "yeterince iyi olmadığı" hissini tetikler. Lady Bird'ün annesinden hem kopmak, Doğu Yakası'na gitmek istemesi hem de onun onayına ve sevgisine ihtiyaç duyması, ergenlikteki ayrışma (individuation) sürecini yansıtır.
 


Lady Bird’ün uzun süreli ve gerçek bir bağ kurduğu arkadaşı olan Julie'yi bırakıp popüler ve ayrıca zengin olan Jenna ile takılmaya başlaması, sosyal statü kaygısıyla inşa edilen bir "Sahte Kendilik" (False Self) illüzyonudur. Ailesinin sosyoekonomik durumundan duyduğu utançla yaşadığı yeri gizlemesi ve zengin bir muhitteki büyük bir evi kendi eviymiş gibi tanıtması, ergenlikte aidiyet ve sosyal onay uğruna kendi gerçekliğine ne kadar yabancılaşabileceğini gösterir. Bir gruba ait olma dürtüsüyle kişinin kendi değerlerinden taviz vermesi ve "normatif sosyal etki" altına girmesi filmde işlenir.

Sonuç olarak Lady Bird, yuvadan uçma hazırlığındaki bir gencin hem yuvayı yıkmak isteyip hem de o yuvaya ne kadar muhtaç olduğunu anlatan psikolojik anlatıdır. Filmin sonunda New York'ta hastaneden çıktıktan sonra tanıştığı kişiye kendini "Christine" olarak tanıtması, Erikson'un bahsettiği kimlik krizinin çözüldüğünün kanıtıdır. Artık dikkat çekmek, isyan etmek veya farklı olmak için "Lady Bird" gibi yapay bir maskeye ihtiyaç duymaz. Kendi özünü ve ailesinin ona verdiği kimliği kendi iradesiyle kabul eder.