Ebeveynlerin Davranışsal Kontrolü ve Psikolojik Kontrolü
Çeviren: Sümeyye Torpi -
Bunlar nedir ve çocukların gelişimi açısından neden önemlidir?
Ebeveynlik ve çocuk gelişimini inceleyen araştırmacılar, davranışsal kontrol ve psikolojik kontrol arasında ayrım yapar. Davranışsal kontrol, ebeveynlerin açık kurallar koyma ve çocukların aktivitelerini izleme içerirken psikolojik kontrol çocukların duygularına ve düşüncelerine sınır koyma girişimlerini içerir.
Ebeveynlerin davranışsal kontrolü genelde daha olumlu çocuk gelişimi çıktılarıyla ilgilidir. Örneğin, ebeveynler çocuklarının davranışlarına sınırlar ve kurallar koyduğunda (belirli bir saatte evde olma zorunluluğu, nereye gittiklerini ve kiminle olacaklarını bildirmeleri gibi) çocuklar ve ergenler daha az uyuşturucu kullanır ve riskli davranışlara daha az yönelir.
Buna karşılık, ebeveynlerin psikolojik kontrolü genelde daha olumsuz çocuk gelişimi sonuçlarıyla ilgilidir. Örneğin, ebeveynler çocuklarının duygu ve düşüncelerini etkilemek için psikolojik kontrol yöntemleri kullandığında çocuklar ve ergenlerde kaygı ile depresyon görülme sıklığını artırmaktadır. Psikolojik kontrolde sıklıkla başvurulan iki yöntem; suçluluk hissettirme(çocukların ebeveynlerinin duygu ve düşüncelerini paylaşmadığı durumda suçlu hissettirilmesi) ve sevgi yoksunluğu bırakmadır(çocuğun ebevenyniyle aynı fikirde, duyguda olmadığında sevilmediğini hissetmesine neden olunmasıdır).
Elde edilen bu genel sonuçlara karşın, dikkate değer bazı kültürel farklılıklar bulunmaktadır. Özellikle davranışsal kontrol, bazı kültürlerde diğerlerine göre daha yaygın görülmekte, çocukların gelişim hızına bağlı olarak bazı kültürlerde diğerlerinden daha erken dönemde azalma eğilimi göstermekte ve farklı kültürlerde ebeveynliğin diğer boyutlarıyla farklı şekillerde ilişkilendirilmektedir.
Örneğin, bazı kültürlerde daha fazla davranışsal kontrol kullanan ebeveynler çocuklarına daha sıcak ve sevecen davranırken, diğer kültürlerde davranışsal kontrol ile ebeveyn sıcaklığı arasında bir ilişki yoktur ya da kontrol daha düşük ebeveyn sıcaklığıyla bağlantılıdır. Farklı kültürlerde, çocuklar ergenliğe girdikçe ebeveynler genellikle davranışsal kontrollerini azaltır; ancak kontrolün ergenlere hangi yaşta bırakılması gerektiği ve bu kontrolün zamanla ne hızda azaldığı konusunda kültürel farklılıklar vardır.
Davranışsal kontrolün kültürlere göre değişkenlik göstermesine karşılık, psikolojik kontrolün farklı kültürel bağlamlarda da çocukların iyi oluşuna zarar verdiği görülmektedir. Psikolojik kontrolün bu kadar problemli olmasının nedeni, çocukların kendi deneyimlerini küçümsemesi ve onların bireyselliğine saygı duymamasıdır. Özellikle ergenlikte, bu durum ebeveynlerin çocuklarının kendilerinden farklı olabileceğini kabul edememeleri ve yine de aralarındaki bağın devam edebileceğini görememeleriyle ilişkilidir.
Kültürler genelinde, çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin hayatlarının bazı yönleri üzerinde söz sahibi olmasının meşru olduğunu kabul eder. Çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin ahlak, sağlık ve güvenlikle ilgili konularda söz sahibi olmasını daha meşru görürken giyim tercihleri veya müzik tercihleri gibi kişisel alanlarda bunu daha az kabul eder. Bazıkültürlerde, ergenler katılmasalar bile ebeveynlerine uymaları gerektiğini düşünürken, bazı kültürlerde ergenler kanlaşmazlıklarını dile getirmeyi ve kendi tercihlerini takip etmeyi hak görürler. Ebeveynlerin davranışsal ve psikolojik kontrolünün çocukların iyi oluşu üzerindeki etkisi, bir ölçüde bu kontrolün çocuklar tarafından ebeveynlerin gerçekten söz sahibi olduğu alanlarda mı yoksa bu sınırların dışında mı kullanıldığı şeklinde algılanmasına bağlıdır.
Özetle ebeveynler için çıkarılacak sonuç, davranışlara yönelik açık beklentiler belirlemenin ve çocukların ile ergenlerin faaliyetlerini takip etmenin sorunlu davranışları önlemeye yardımcı olabileceğidir. Ama çocukların ve ergenlerin, ebeveynlerinden farklı düşünseler ya da hissetseler bile, kendilerini suçlu ya da sevilmiyormuş gibi hissettirilmeden bu duyguları yaşayabilmelerine izin verilmelidir. Ayrıca, çocuklar ergenlikte daha bağımsız hale geldikçe, ebeveynlerin onların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmeleri için hem içinde bulunulan kültürel bağlamı hem de gelişim süreçlerini dikkate almaları gerekir.
Ek okuma önerileri:Psikolojik kontrol üzerine daha fazla bilgi almak isterseniz bu kavramı ilk tanımlayan kişi Brian K. Barber’a ait olan 1996 yılında yazılmış Parental Psychological Control: Revisiting a Neglected Construct makalesini okuyabilirsiniz. Diana Baumrind, Laurence Steinberg, Deci ve Ryan (Self-Determination Theory) ile Soenens ve Vansteenkiste’nin çalışmaları da önerilebilir.
Kaynakça:
Parents’ Behavioral Control vs. Psychological Control
(2021, November 15). Psychology Today
Bunlar nedir ve çocukların gelişimi açısından neden önemlidir?
Ebeveynlik ve çocuk gelişimini inceleyen araştırmacılar, davranışsal kontrol ve psikolojik kontrol arasında ayrım yapar. Davranışsal kontrol, ebeveynlerin açık kurallar koyma ve çocukların aktivitelerini izleme içerirken psikolojik kontrol çocukların duygularına ve düşüncelerine sınır koyma girişimlerini içerir.
Ebeveynlerin davranışsal kontrolü genelde daha olumlu çocuk gelişimi çıktılarıyla ilgilidir. Örneğin, ebeveynler çocuklarının davranışlarına sınırlar ve kurallar koyduğunda (belirli bir saatte evde olma zorunluluğu, nereye gittiklerini ve kiminle olacaklarını bildirmeleri gibi) çocuklar ve ergenler daha az uyuşturucu kullanır ve riskli davranışlara daha az yönelir.
Buna karşılık, ebeveynlerin psikolojik kontrolü genelde daha olumsuz çocuk gelişimi sonuçlarıyla ilgilidir. Örneğin, ebeveynler çocuklarının duygu ve düşüncelerini etkilemek için psikolojik kontrol yöntemleri kullandığında çocuklar ve ergenlerde kaygı ile depresyon görülme sıklığını artırmaktadır. Psikolojik kontrolde sıklıkla başvurulan iki yöntem; suçluluk hissettirme(çocukların ebeveynlerinin duygu ve düşüncelerini paylaşmadığı durumda suçlu hissettirilmesi) ve sevgi yoksunluğu bırakmadır(çocuğun ebevenyniyle aynı fikirde, duyguda olmadığında sevilmediğini hissetmesine neden olunmasıdır).
Elde edilen bu genel sonuçlara karşın, dikkate değer bazı kültürel farklılıklar bulunmaktadır. Özellikle davranışsal kontrol, bazı kültürlerde diğerlerine göre daha yaygın görülmekte, çocukların gelişim hızına bağlı olarak bazı kültürlerde diğerlerinden daha erken dönemde azalma eğilimi göstermekte ve farklı kültürlerde ebeveynliğin diğer boyutlarıyla farklı şekillerde ilişkilendirilmektedir.
Örneğin, bazı kültürlerde daha fazla davranışsal kontrol kullanan ebeveynler çocuklarına daha sıcak ve sevecen davranırken, diğer kültürlerde davranışsal kontrol ile ebeveyn sıcaklığı arasında bir ilişki yoktur ya da kontrol daha düşük ebeveyn sıcaklığıyla bağlantılıdır. Farklı kültürlerde, çocuklar ergenliğe girdikçe ebeveynler genellikle davranışsal kontrollerini azaltır; ancak kontrolün ergenlere hangi yaşta bırakılması gerektiği ve bu kontrolün zamanla ne hızda azaldığı konusunda kültürel farklılıklar vardır.
Davranışsal kontrolün kültürlere göre değişkenlik göstermesine karşılık, psikolojik kontrolün farklı kültürel bağlamlarda da çocukların iyi oluşuna zarar verdiği görülmektedir. Psikolojik kontrolün bu kadar problemli olmasının nedeni, çocukların kendi deneyimlerini küçümsemesi ve onların bireyselliğine saygı duymamasıdır. Özellikle ergenlikte, bu durum ebeveynlerin çocuklarının kendilerinden farklı olabileceğini kabul edememeleri ve yine de aralarındaki bağın devam edebileceğini görememeleriyle ilişkilidir.
Kültürler genelinde, çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin hayatlarının bazı yönleri üzerinde söz sahibi olmasının meşru olduğunu kabul eder. Çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin ahlak, sağlık ve güvenlikle ilgili konularda söz sahibi olmasını daha meşru görürken giyim tercihleri veya müzik tercihleri gibi kişisel alanlarda bunu daha az kabul eder. Bazıkültürlerde, ergenler katılmasalar bile ebeveynlerine uymaları gerektiğini düşünürken, bazı kültürlerde ergenler kanlaşmazlıklarını dile getirmeyi ve kendi tercihlerini takip etmeyi hak görürler. Ebeveynlerin davranışsal ve psikolojik kontrolünün çocukların iyi oluşu üzerindeki etkisi, bir ölçüde bu kontrolün çocuklar tarafından ebeveynlerin gerçekten söz sahibi olduğu alanlarda mı yoksa bu sınırların dışında mı kullanıldığı şeklinde algılanmasına bağlıdır.
Özetle ebeveynler için çıkarılacak sonuç, davranışlara yönelik açık beklentiler belirlemenin ve çocukların ile ergenlerin faaliyetlerini takip etmenin sorunlu davranışları önlemeye yardımcı olabileceğidir. Ama çocukların ve ergenlerin, ebeveynlerinden farklı düşünseler ya da hissetseler bile, kendilerini suçlu ya da sevilmiyormuş gibi hissettirilmeden bu duyguları yaşayabilmelerine izin verilmelidir. Ayrıca, çocuklar ergenlikte daha bağımsız hale geldikçe, ebeveynlerin onların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmeleri için hem içinde bulunulan kültürel bağlamı hem de gelişim süreçlerini dikkate almaları gerekir.
Ek okuma önerileri:Psikolojik kontrol üzerine daha fazla bilgi almak isterseniz bu kavramı ilk tanımlayan kişi Brian K. Barber’a ait olan 1996 yılında yazılmış Parental Psychological Control: Revisiting a Neglected Construct makalesini okuyabilirsiniz. Diana Baumrind, Laurence Steinberg, Deci ve Ryan (Self-Determination Theory) ile Soenens ve Vansteenkiste’nin çalışmaları da önerilebilir.
Kaynakça:
Parents’ Behavioral Control vs. Psychological Control
(2021, November 15). Psychology Today