Psikolojik Sağlamlık
Yazan: Zeynep Kamadan-
İnsanlar yaşamları boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya gelirler ve deneyimledikleri zorluklarla başa çıkma becerileri geliştirmeye sürekli olarak devam ederler. Bir problemin çözümü diğer bir sorunun çözümüyle aynı değildir. Bilişsel zorlantılar eşliğinde bu deneyimleri sağaltım yolları aranır. Bireylerin sergiledikleri düşünce, tutum ve davranış eksenlerinde nasıl bir yol çizdikleri onların “psikolojik sağlamlık”larına bağlı olarak değişim göstermektedir. Psikolojik sağlamlık kavramı; Latince “resiliens” kökünden türemiş olup, bir maddenin elastikiyete sahip olması sebebiyle kolayca eski haline geri dönebilmesi anlamına gelmektedir (Greene, 2002). Psikolojik sağlamlık, kişinin oldukça zor koşullara rağmen bu olumsuz durumların üstesinden başarıyla gelebilme ve uyum sağlayabilme yeteneğidir. Psikolojik bir nitelik ve yetenek olarak tanımlanan psikolojik sağlamlık, sağlıklı gelişimin sürdürülmesine katkı sağlama ve karşılaşılan olumsuzluklarla mücadele edebilme gibi özelliklere sahiptir (Masten ve Coatsworth, 1998). Bir ilişkinin bitmesi, sağlıksız ebeveyn tutumlarına maruz kalmak, işini kaybetmek, sağlığın yitirilmesi, ebeveyn veya çocuğun kaybı gibi yıpratıcı koşullara rağmen iyileşme ve toparlanma belirtisi göstermek ve ruhsal sağlığın onarımı sürecine girmek psikolojik sağlamlık dolayısıyla esneklik gerektiren durumlar arasında sayılabilir. Psikolojik olarak sağlamlık göstermek zorlu koşullar altında ortaya çıkmaktadır. Hayatın olağan akışında herhangi bir zorlukla karşılaşılmıyorsa, bu esnekliği aktifleştirecek bir etken olmayacaktır.
Psikolojik sağlamlığın gelişiminde risk ve koruyucu faktörler oldukça önemlidir. Bunlar, bireysel, ailesel ve çevresel etmenler olarak başlıklandırılabilir. Psikolojik sağlamlığın gelişiminde, karşılaşılan riskler ve bu risk faktörlerinin olumsuz etkilerinin azaltılması ya da ortadan kaldırılması açısından koruyucu faktörlerin önemi büyüktür. Risk, psikolojik sağlamlığın oluşabilmesi için bir ön koşul olarak kabul edilir. Risk, negatif bir sonucun ortaya çıkma olasılığını artıran bir ya da daha fazla faktör ya da etkinin varlığını ifade eder (Stout ve Kipling, 2003); başka bir deyişle, bir problemin oluşma, sürme ya da daha kötüye gitme olasılığını artıran herhangi bir olay, durum ya da deneyim anlamına gelir (Fraser ve Jenson,
2008). Koruyucu faktörler ise risklerin ve olumsuz koşulların etkilerini azaltan ya da ortadan kaldıran unsurlardır (Masten ve Coatsworth, 1998). Araştırmalar sonucunda elde edilen bazı ortak risk faktörleri (Fraser ve Jenson, 2008; Vance ve Sanchez, 1998) ve bunları tolere edebilen koruyucu faktörlerden (Gizir, 2007; Fraser ve Jenson, 2008; Hetherington ve Stanley-Hagan, 1999; Pienaar, 2008; Vance ve Sanchez, 1998; Howard ve Johnson, 2008) bahsedilmiştir.
Bireysel risk faktörleri arasında fetal alkol/ilaç kullanımı, adölesan gebelik, prematüre doğum, geçimsiz bir mizaca ya da utangaç bir kişiliğe sahip olma, düşük IQ seviyesi, kronik ya da ruhsal hastalık, madde kullanımı, akademik başarısızlık ve etnik bir gruba mensup olma yer almaktadır. Bu risk faktörlerine karşı stresle karşılaşıldığında bireyi koruyan ve bireyden köken alan koruyucu faktörler ise iyi düzeyde zeka/bilişsel yetenek, akademik yeterliliğin olumlu algılanması, yüksek benlik saygısı, gelecek için plan yapma ve iyimser olma, kendi yaşamı üzerinde kontrol sahibi olma, mizah duygusu ve etkili problem çözme becerileri, empati, sorumluluk ve yardımseverlik duygusudur.
Ailesel risk faktörleri arasında en az dört çocuklu kalabalık bir aileye sahip olma, iki çocuk arasındaki sürenin 2 yıldan az olması, ruhsal/kronik bir hastalığı olan annebabaya sahip olma, madde kullanan ya da suç işlemiş ebeveyne sahip olma, evlat edinilme, ebeveynlerin boşanması, ölümü ya da tek ebeveyne sahip olma, ailesel şiddete maruz kalma gibi faktörler yer almaktadır. Bu risk faktörlerine karşılık gelen ailesel koruyucu faktörler ise olumlu anne-çocuk ilişkisi, çocukların geleceği için ailenin olumlu beklentiler kurması, aileyle birlikte yaşama, iyi eğitimli anne ve babaya sahip olma gibi özelliklerdir.
Çevresel risk faktörleri arasında düşük sosyo-ekonomik durum, fiziksel ve cinsel yönden suistimal, yoksulluk, evsizlik, çocuk ihmali, yetersiz beslenme, olumsuz akran desteği ve toplumsal şiddete maruz kalma gibi faktörler yer almaktadır. Çevresel koruyucu faktörler ise bir yetişkinle olumlu ilişkiye sahip olma, olumlu toplumsal destek, olumlu okul ilişkileri, olumlu arkadaş desteği ve olumlu bir rol modelinin olması gibi özelliklerdir.
Bu risk ve koruyucu etmenlerin bilinmesi bireylerin içinde bulunduğu akut veya süreğen gelen problemlerinin çözüm yollarının bilinmesi ve gelecek nesillerin daha sağlam bir psikoloji ile yetiştirilmesi açısından elzemdir.
KAYNAKÇA:
Fraser M, Jenson JM. A risk and resilience framework for child, youth, and family policy. URL: http://www.sagepub.com/upm data/5975_Chapter_1_ Jenson_Fraser_I_ Proof.pdf, 2008.
Vance E, Sanchez H. Creating a service system that builds resiliency. The Curriculum in Action. URL: http://www.dhhs.state. nc.us/mhddsas/childandfamily/technicalassistance/ riskresiliency.htm. 1998.
Gizir CA. Psikolojik sağlamlık, risk faktörleri ve koruyucu faktörler üzerine bir derleme çalışması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi 2007; 3: 113-128.
Hetherington EM, Stanley-Hagan M. The adjustment of children with divorced parents: a risk and resiliency perspective. J Child Psychol Psychiat 1999; 40: 129-140.
Pienaar A. Exploring psychological resilience among pre-adolescents orphaned by AIDS:
a case study. URL: http://etd.uovs.ac.za/ETD-db//theses/submitted/etd-12112007141614/unrestricted/PienaarA.pdf. 2008.
Howard S, Johnson B. Young adolescents displaying resilient and non-resilient behaviour:ınsights from a qualitative study-can schools make a difference? URL:
http://www.aare.edu.au/00pap/how00387.htm. 2008.
Masten AS, Coatsworth JD. The development of competence in favorable and unfavorable environments: lessons from research on successful children. American Psychologist 1998; 53: 205-220.
Ramirez ER. Resilience: a concept analysis. Nursing Forum 2007; 42: 73-82.
Stout MD, Kipling G. Aboriginal people, resilience and the residental school legacy.
Aboriginal Healing Foundation 2003. URL: www.ahf.ca/pages/ download/28_46. 2008.
Greene, R. (2002). Human behavior theory: A resilience orientation. (Ed: R. Greene) Resiliency: An integrated approach to practice, policy, and research. Washington, DC: NASW Press.
İnsanlar yaşamları boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya gelirler ve deneyimledikleri zorluklarla başa çıkma becerileri geliştirmeye sürekli olarak devam ederler. Bir problemin çözümü diğer bir sorunun çözümüyle aynı değildir. Bilişsel zorlantılar eşliğinde bu deneyimleri sağaltım yolları aranır. Bireylerin sergiledikleri düşünce, tutum ve davranış eksenlerinde nasıl bir yol çizdikleri onların “psikolojik sağlamlık”larına bağlı olarak değişim göstermektedir. Psikolojik sağlamlık kavramı; Latince “resiliens” kökünden türemiş olup, bir maddenin elastikiyete sahip olması sebebiyle kolayca eski haline geri dönebilmesi anlamına gelmektedir (Greene, 2002). Psikolojik sağlamlık, kişinin oldukça zor koşullara rağmen bu olumsuz durumların üstesinden başarıyla gelebilme ve uyum sağlayabilme yeteneğidir. Psikolojik bir nitelik ve yetenek olarak tanımlanan psikolojik sağlamlık, sağlıklı gelişimin sürdürülmesine katkı sağlama ve karşılaşılan olumsuzluklarla mücadele edebilme gibi özelliklere sahiptir (Masten ve Coatsworth, 1998). Bir ilişkinin bitmesi, sağlıksız ebeveyn tutumlarına maruz kalmak, işini kaybetmek, sağlığın yitirilmesi, ebeveyn veya çocuğun kaybı gibi yıpratıcı koşullara rağmen iyileşme ve toparlanma belirtisi göstermek ve ruhsal sağlığın onarımı sürecine girmek psikolojik sağlamlık dolayısıyla esneklik gerektiren durumlar arasında sayılabilir. Psikolojik olarak sağlamlık göstermek zorlu koşullar altında ortaya çıkmaktadır. Hayatın olağan akışında herhangi bir zorlukla karşılaşılmıyorsa, bu esnekliği aktifleştirecek bir etken olmayacaktır.
Psikolojik sağlamlığın gelişiminde risk ve koruyucu faktörler oldukça önemlidir. Bunlar, bireysel, ailesel ve çevresel etmenler olarak başlıklandırılabilir. Psikolojik sağlamlığın gelişiminde, karşılaşılan riskler ve bu risk faktörlerinin olumsuz etkilerinin azaltılması ya da ortadan kaldırılması açısından koruyucu faktörlerin önemi büyüktür. Risk, psikolojik sağlamlığın oluşabilmesi için bir ön koşul olarak kabul edilir. Risk, negatif bir sonucun ortaya çıkma olasılığını artıran bir ya da daha fazla faktör ya da etkinin varlığını ifade eder (Stout ve Kipling, 2003); başka bir deyişle, bir problemin oluşma, sürme ya da daha kötüye gitme olasılığını artıran herhangi bir olay, durum ya da deneyim anlamına gelir (Fraser ve Jenson,
2008). Koruyucu faktörler ise risklerin ve olumsuz koşulların etkilerini azaltan ya da ortadan kaldıran unsurlardır (Masten ve Coatsworth, 1998). Araştırmalar sonucunda elde edilen bazı ortak risk faktörleri (Fraser ve Jenson, 2008; Vance ve Sanchez, 1998) ve bunları tolere edebilen koruyucu faktörlerden (Gizir, 2007; Fraser ve Jenson, 2008; Hetherington ve Stanley-Hagan, 1999; Pienaar, 2008; Vance ve Sanchez, 1998; Howard ve Johnson, 2008) bahsedilmiştir.
Bireysel risk faktörleri arasında fetal alkol/ilaç kullanımı, adölesan gebelik, prematüre doğum, geçimsiz bir mizaca ya da utangaç bir kişiliğe sahip olma, düşük IQ seviyesi, kronik ya da ruhsal hastalık, madde kullanımı, akademik başarısızlık ve etnik bir gruba mensup olma yer almaktadır. Bu risk faktörlerine karşı stresle karşılaşıldığında bireyi koruyan ve bireyden köken alan koruyucu faktörler ise iyi düzeyde zeka/bilişsel yetenek, akademik yeterliliğin olumlu algılanması, yüksek benlik saygısı, gelecek için plan yapma ve iyimser olma, kendi yaşamı üzerinde kontrol sahibi olma, mizah duygusu ve etkili problem çözme becerileri, empati, sorumluluk ve yardımseverlik duygusudur.
Ailesel risk faktörleri arasında en az dört çocuklu kalabalık bir aileye sahip olma, iki çocuk arasındaki sürenin 2 yıldan az olması, ruhsal/kronik bir hastalığı olan annebabaya sahip olma, madde kullanan ya da suç işlemiş ebeveyne sahip olma, evlat edinilme, ebeveynlerin boşanması, ölümü ya da tek ebeveyne sahip olma, ailesel şiddete maruz kalma gibi faktörler yer almaktadır. Bu risk faktörlerine karşılık gelen ailesel koruyucu faktörler ise olumlu anne-çocuk ilişkisi, çocukların geleceği için ailenin olumlu beklentiler kurması, aileyle birlikte yaşama, iyi eğitimli anne ve babaya sahip olma gibi özelliklerdir.
Çevresel risk faktörleri arasında düşük sosyo-ekonomik durum, fiziksel ve cinsel yönden suistimal, yoksulluk, evsizlik, çocuk ihmali, yetersiz beslenme, olumsuz akran desteği ve toplumsal şiddete maruz kalma gibi faktörler yer almaktadır. Çevresel koruyucu faktörler ise bir yetişkinle olumlu ilişkiye sahip olma, olumlu toplumsal destek, olumlu okul ilişkileri, olumlu arkadaş desteği ve olumlu bir rol modelinin olması gibi özelliklerdir.
Bu risk ve koruyucu etmenlerin bilinmesi bireylerin içinde bulunduğu akut veya süreğen gelen problemlerinin çözüm yollarının bilinmesi ve gelecek nesillerin daha sağlam bir psikoloji ile yetiştirilmesi açısından elzemdir.
KAYNAKÇA:
Fraser M, Jenson JM. A risk and resilience framework for child, youth, and family policy. URL: http://www.sagepub.com/upm data/5975_Chapter_1_ Jenson_Fraser_I_ Proof.pdf, 2008.
Vance E, Sanchez H. Creating a service system that builds resiliency. The Curriculum in Action. URL: http://www.dhhs.state. nc.us/mhddsas/childandfamily/technicalassistance/ riskresiliency.htm. 1998.
Gizir CA. Psikolojik sağlamlık, risk faktörleri ve koruyucu faktörler üzerine bir derleme çalışması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi 2007; 3: 113-128.
Hetherington EM, Stanley-Hagan M. The adjustment of children with divorced parents: a risk and resiliency perspective. J Child Psychol Psychiat 1999; 40: 129-140.
Pienaar A. Exploring psychological resilience among pre-adolescents orphaned by AIDS:
a case study. URL: http://etd.uovs.ac.za/ETD-db//theses/submitted/etd-12112007141614/unrestricted/PienaarA.pdf. 2008.
Howard S, Johnson B. Young adolescents displaying resilient and non-resilient behaviour:ınsights from a qualitative study-can schools make a difference? URL:
http://www.aare.edu.au/00pap/how00387.htm. 2008.
Masten AS, Coatsworth JD. The development of competence in favorable and unfavorable environments: lessons from research on successful children. American Psychologist 1998; 53: 205-220.
Ramirez ER. Resilience: a concept analysis. Nursing Forum 2007; 42: 73-82.
Stout MD, Kipling G. Aboriginal people, resilience and the residental school legacy.
Aboriginal Healing Foundation 2003. URL: www.ahf.ca/pages/ download/28_46. 2008.
Greene, R. (2002). Human behavior theory: A resilience orientation. (Ed: R. Greene) Resiliency: An integrated approach to practice, policy, and research. Washington, DC: NASW Press.