Koku ve Hafıza

Yazan: Zeynep Kamadan

“Son zamanlara kadar, araştırmacılar koku almanın hava ve solunuma bağlı olduğunu düşündükleri için ana rahminde koku almanın mevcut olduğuna ihtimal vermemekteydi. Ancak son çalışmalarda koku almanın ve burundaki reseptörlerin şu ana kadar bilinenden çok daha karmaşık olduğu ve çok sayıda sisteme bağlı olduğunu göstermiştir” (Çiftçi, n.d.). Bebekler doğduktan sonra annelerinin kokularını tanırlar. Anne karnında amniyotik sıvı içerisinde bulunduklarından dolayı bu koku, bebeklerin hafızasında kayıtlı olan tek kokudur. Bebek, anne ile bu kokuyu eşleştirir. Bu pek de yabancı olmayan koku, bebeğin güven duygusunu oluşturur ve anne ile bebek arasında bağlanma sağlanır. Dolayısıyla koku ve duygular arasında güçlü bir bağ vardır.

İnsan beyninde, olfaktör epitel içerisine yerleşmiş olarak yaklaşık altı milyon olfaktör reseptör hücre bulunmaktadır. Dışarıdan gelen havanın yaklaşık %10 kadarı olfaktör epitele ulaşır ve burada da olfaktör reseptörler koku moleküllerini alırlar. Olfaktör reseptör hücreleri iki kutuplu nöronlardır ve birçok nöronun aksine sürekli olarak yenilenirler. Olfaktör reseptör hücreleri koku moleküllerini beynin olfaktör bulb denilen bölgesine gönderir. Buradaki iletici hücreler sayesinde ise koku bilgisi amigdalaya ve limbik sisteme iletilir. Amigdalaya gelen koku bilgisi çeşitli yollardan sonra hipotalamus ve orbitofrontal kortekse iletilir (Smith & Boughter, 2011).







“Beyine giden koku bilgisi, dürtüsel ve duygusal merkez ile iletisim halindedir. Koku alma bilgisi beyindeki koku alma merkezine geldigi zaman, beyin geçmişteki deneyimlerle belirlenen kodları deşifre ederek kokunun tanınmasını sağlar” (Doty, 2001; Van De Graaff &

Rhees, 2001; Doop, Mohr, Folley, & Brewer, 2006). Koku duyusu insan hayatı için elzemdir.

Gündelik yaşantımızda başımızdan geçen olayları koku duyusu ile bir nevi turnusolden geçiririz. Korku, tiksinti, iyimser veya rahatlamış hissetmek koku duyusuyla ilişkilidir. Bozulmuş bir yemeği yememek veya bulunduğumuz ortamda çıkan bir yangını erkenden fark etmek gibi yaşamımızı tehdit altına alabilecek durumlara son vermek veyahut ferahlık ve huzur veren bir ortamı koku ile bütünleştirerek güven duygusunun pekiştirilmesi gibi faktörler beynin holistik yapısını bu çeşitli bağlantılılık çatısı altında gözler önüne sermektedir. Koku ile öğrenme arasında da anlamlı bir ilişkisellik tespit edilmiştir.

Günümüzde çoklu zekâ teorisiyle bilgi edinme tarzıyla, bireysel özelliklerin mühim bir faktör olduğunu ve bilgi edinmeyle duyu organları arasındaki bağlantıların kişiden kişiye önemli ölçüde farklılık gösterebileceğini göstermektedir (Akpınar, 2004).

Bilişsel öğrenmede koku duyusunun bir başka özelliği de duygularla direkt olarak bağlantısıdır. Koku uyaranlarının duygularını harekete geçirerek, bilişsel öğrenmede önemli olan eski tecrübelerini, yeni öğrenmeyi anlamlandırmak için aktarılabilir

(Bacanlı, 2003).

Koku uyarıcıları ile duyguların uyarılmasıyla önemli olan görsel duyum sağlanabilir. Bu konu üzerine çalışılan çalışmalar, koku alma duyusuyla algılanan koku uyarıcılarının konsantrasyon ve dikkat üstünde önemli etkileri olduğunu gösterilmiştir. Kokusal uyarıcıların beyin üstündeki tesiri şu şekilde belirtiliyor; limbik sisteme gelen koku molekülleri, adrenalin ve endorfin gibi nörokimyasal moleküllerin salgı oluşturarak, nörotransmiterleri harekete geçirerek çok fazla sinaptik bağlantı kurulmasına yardımcı olur. Böylece beyinde daha fazla sinir ağı kurulur ve öğrenme etkinliği artar (Wolfe, 2001; Welzl & Stork, 2003; Lamprecht & LeDoux, 2004).

Öte yandan algıladığımız kokuların bizlere çağrıştırdıkları güçlü mesajlar da konumuz bağlamındadır.

“Bir koku ile ilk defa karşılaşıyorsak bu koku önce hafızamızdaki diğer kokularla karşılaştırılır ve bir yere ait olarak algılanmaya çalışılır. Koku daha önce alınmış bir koku ise bu sefer mevcut anılar tekrar yaşanır ve kokunun daha önce oluşturduğu anının olumlu ya da olumsuz olmasına göre duygudurum cevabı oluşur.” Yapılan araştırmalarda koku kaybı olan kişilerde hafıza kaybının da olduğu, hafıza kaybı olan kişilerde de bazı kokuların unutulduğu görülür (Altundağ, n.d.).

Koku hafızası ile ilgili olarak yazar Marcel Proust’un başından geçen bir olay hafızada saklanan anılar ve kokuların nasıl bütünleşik olarak çalıştığını açıklamaktadır.

Fransız yazar Marcel Proust (1871-1922), dokuz yaşlarında astım krizleri geçirmeye başlayınca hava değişikliği için ailesi tarafından Illier şehrine, halasının yanına, gönderilir. Bir müddet sonra Paris’e döner. Soğuk algınlığı geçirdiği bir günde annesi ona ıhlamur çayının yanında madeleine adı verilen keklerden verir. “Fincana batmış kek, yani un+şeker+tereyağı+yumurta ile fincanın içindeki infüze olmuş ıhlamurun bir araya gelmesinden oluşan koku”, Proust’u, hafızasında yer eden çocukluk dönemine götürür. Halası da ona sık sık ıhlamurun yanında bu keklerden vermiştir. Algılanan bu koku artık ıhlamur ve kekin kokusu değil, “astım yüzünden terk-i mekân etmek zorunda kalıp yanına gittiği halasıyla beraber geçirdiği çocukluk yıllarının kokusu olur.” Uzun bir aradan sonra duyduğu bu kokunun çağrıştırdığı duygu ve hatıralardan etkilenen Proust, bunları yazmaya başlar. “Kokuyla geri çağrılan anıların duygu yoğunluğunun en önemli örneklerinden biri olan bu olaya koku dünyasında ‘Proust Fenomeni’ denilmektedir.” Bu koku, aslında Proust’un hafızasında yer alan hatıraları tetikleyerek gün yüzüne çıkarmıştır (Ozan, 2021, s.248).


KAYNAKÇA:
https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www. drbanuciftci.com/sayfa/bebegin-tat-alma-ve-kokuduyusu&ved=2ahUKEwjBo928xOaKAxU-

RfEDHVYpM3wQFnoECBUQAQ&usg=AOvVaw3KZH-HlXLrxMlPS1SpcX3D https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www. aytugaltundag.com/hayali-kokular-aliyorum-

neden&ved=2ahUKEwi81eH43eaKAxXWQ_EDHV8zLJkQFnoECBoQAQ&usg=AOvVaw35f 9gq3LklICk_is4GJAtd

Doty RL. Olfaction and its alteration by nasal obstruction, rhinitis, and rhinosinusitis. Laryngoscope 2001; 111:409-23.

Van De Graaff KM, Rhees RW. Human Anatomy and Physiology. USA, The McGraw Hill Companies, 2001; 88-97.

Smith, D. V., & Boughter, J. D. (2011). Olfactory System and Neural Pathways. Journal of Neurophysiology, 105(2), 586-595.

Doop M, Mohr C, Folley B, Brewer W. Olfaction and Memory. In: Brewer W, Castle D, Pantelis C, editors. Olfaction and the brain. New York: Cambridge University Press, 2006; 65-82.

Akpınar, B. Öğrenme Stili ve Stil Odaklı Öğretim. Yasadıkça Eğitim Dergisi, 2004; 83/84:3137.

Bacanlı, H. Gelişim ve Öğrenme. Ankara: Nobel Yayın Dagıtım, 6. Baskı. 2003.

Wolfe, P. Brain Matters: Translation Research into Classroom Practice, Alexandria,VA USA. 2001.

Welzl, H. and Stork, O. Cell Adhesion Molecules: Key Players in Memory Consolidation?, News Physiol Sci 2003; 18:147-150.

Lamprecht, R. and LeDoux, J. Structural Plasticity and Memory. Nature Reviews, 5. 2004.

Ozan, V. (2021). Kokular Kitabı. (8. baskı). İstanbul:Everest Yayınları.