İstifçilik Sendromu

Yazan: Şevval Atalay

Hemen hemen hepimizin “Ya lazım olursa” düşüncesiyle bir şeyler saklama ihtiyacı olmuştur. Bu durum bazı kişilerin hayat kalitesini olumsuz etkilemeye başlayacak derecede ciddi sorunlara yol açabilir. İstifçilik, bireylerin gereksiz veya değersiz eşyaları biriktirme ve onları atamama eğilimi gösterdiği psikolojik bir rahatsızlıktır. Bireyin yalnızca kendisini değil çevresini de derinden etkileyen bu durum OKB, DEHB gibi durumlarla da bağlantılı olabilir.

Belirtileri arasında hiçbir şeyi atamama ve her şeyin değerli olduğunu düşünme, evde yürünecek alan kalmayacak kadar eşyaların birikmesi, bir şeyi attığında ise yoğun kaygı hissetme ve buna bağlı sosyal ilişkilerin zedelenmesi görülebilir. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından Obsesif – Kompulsif Bozukluklar spektrumunda ele alınan bu sendrom, kişinin işlevselliğini önemli derecede etkileyebilir. İstifçilik sendromunun kökeninde çeşitli psikolojik etmenler barınabilir. Çalışmalar istifçiliğin OKB ile yüksek oranda ilişkisi olduğunu göstermektedir. Ancak istifçilik farklı bir bozukluk olarak da ele alınabilmektedir.

Travmatik deneyimlere bakacak olursak çocukluk dönemindeki kayıplar ya da ihmaller ilerleyen yaşlarda eşyalara fazla anlam yüklenmesine ve duygusal bağın dengesiz kurulmasına neden olabilecektir. Bu durum güven duygusunun kaybına sebebiyet verebileceğinden karşı savunma mekanizması olarak ortaya çıkabilir. Bilişsel bozukluklar da istifçilikle bağlantılı olabilir. Bu tabloda karar verme ve dikkat süreçlerinde zorluklar yaşanıldığı gösterilmektedir. Neyin gerekli ya da gereksiz olduğunu ayırt etmede zorluklar yaşama görülebilir. Tedavide en yaygın yöntemlerin başında BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) gelmektedir. BDT bireyin eşyalarla kurduğu duygusal bağın sorgulanmasını sağlayarak gereksiz biriktirme davranışını değiştirmeye yardımcı olabilir. Destek grupları ve danışmanlık tedavi yöntemi sayesinde ise grup terapileri aracılığıyla aynı zorlantıyı yaşayan insanların birbirine destek olması sağlanır. Bir başka tedavi yöntemi olan İlaç tedavisi ile de seçici serotonin alım inhibitörleri (SSRI’lar), özellikle OKB ile eşlik eden vakalarda etkili olabilir.

Sonuç olarak, istifçilik sendromu aslında sanıldığından daha yaygın bir durumdur. Bireyin günlük yaşamını ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilen bir psikolojik bozukluğu kapsar. Biriktirilen nesnelerin neden biriktirildiğinin altında yatan sebebe bakılması gerekir. Erken müdahale sayesinde bireyin yaşam kalitesi artabilir ve sosyal işlevselliği eski haline dönebilir. Bu tür psikolojik durumlarda farkındalık ve psikolojik destek çok büyük önem taşımaktadır. Eşyaların sadece eşya olarak kaldığını ve anılarımızın ise her zaman hafızamızda bizimle kalabileceğini unutmamakta da fayda var.

Kaynakça

- American Psychiatric Association. (2013). *Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.).* Washington, DC: APA.

- Frost, R. O., & Hartl, T. L. (1996). A cognitivebehavioral model of compulsive hoarding.
*Behaviour Research and Therapy, 34*(4), 341-350.

- Grisham, J. R., Brown, T. A., Savage, C. R., Steketee, G., & Barlow, D. H. (2006).

Neuropsychological impairment associated with compulsive hoarding. *Behaviour Research and Therapy, 45*(7), 1471-1483.

- Mataix-Cols, D., Pertusa, A., & Snowdon, J. (2010).
 Hoarding disorder: A new diagnosis? *World Psychiatry, 9*(2), 83-84.

- Steketee, G., & Frost, R. O. (2007). *Compulsive hoarding and acquiring: Therapist guide.* Oxford University Press.

- Tolin, D. F., Kiehl, K. A., Worhunsky, P., Book, G. A., & Maltby, N. (2012). An exploratory study of the neural mechanisms of decision making in hoarding disorder.
*Psychological Medicine, 42*(4), 921-932.