Erkeklerde Depresyon: Sessizlik İçinde Çekilen Acı
Çeviri: Zeynep Sena Özdemir
Dünya sağlık örgütüne göre 300 milyondan fazla insan depresyonla mücadele etmektedir. Bu kişiler derin üzüntü, uyuşukluk, halsizlik, değersizlik hissi ve sosyal aktivitelere duyulan isteksizlik gibi semptomlardan muzdariptir. Buna rağmen birçok kişi, farkındalık eksikliği, etiketlenme ve dışlanma gibi korkular sebebiyle herhangi bir tedavi görmemektedir.
Nihayetinde, birçok kişi arasında, erkeklerin her daim güçlü olması ve duygularını kontrol etmesi gerektiği algısı hâlâ devam etmektedir. Halbuki hem kadınlar hem de erkekler depresif hissedebilir ve cinsiyet fark etmeksizin benzer semptomlar gösterebilir. Ancak erkekler, depresyon belirtilerini fark etmekte kadınlar kadar yetenekli değildir. Bunun sebebi ise erkeklerin, depresyon belirtisi sayılabilecek his ve davranışları inkâr etmeye veya bu semptomları başka davranışlarla maskelemeye daha meyilli olmalarıdır.
Erkeklerin, aşağıda sıralanan “gizli” depresyon belirtilerini göstermeleri oldukça muhtemeldir:
Duygu dalgalanmaları; agresif, saldırgan ve rahatsız hissetme
Düşüncesiz davranışlar: kavga çıkarma, tehlikeli veya alkollü araç kullanma, kumar ve bahis oyunları oynama
Alkol veya madde bağımlılığı
Soyutlanma
Cinsel istekte azalma
Bel ve mide ağrısı, sindirim sorunları, bitkinlik ve iştahsızlık gibi fizyolojik şikayetler
Aşırı çalışma gibi kaçış eğilimli davranışlar
Asabilik, yersiz öfke
Aklımızdan çıkarmamamız gereken önemli bir detay ise depresyonun herkeste aynı şekilde gözlemlenmediğidir. Belirli semptomlar yalnız o bireye özgü olabilmektedir. Bu nedenle yukarıda sayılan semptomların kesin birer ölçüt olduğunu söylememiz mümkün değildir.
Aşağıda listelenen bazı durumlar depresyonu tetikleyebilir:
Evde ya da işte stres altında olmak
İlişkilerde yaşanan sorunlar
Sağlık problemleri
Aileye karşı olan sorumluluklar
Maddi sıkıntılar
Emeklilik ve bireysel bağımsızlığın kaybı
Sevdiği birinin ölümü
Erkeklerde depresyon, duyguların gizli tutulmasına neden olabilir. Bu yüzden depresyonu ilk evrelerde fark etmek zorlaşır. Eğer tedavi edilmezse büyük bir yıkıma yol açabilir.
Erkekler depresyon sinyali sayılabilecek -intihar etme düşüncelerini dile getirme gibi- davranışlarda daha az bulunur. İstatistiksel olarak, kadınlar intihar girişimine daha meyilli olsalar da depresyonla mücadele eden erkeklerin, intihardan ölme olasılığı kadınlara nazaran 4 kat daha fazladır. Çünkü erkeklerin intihar düşüncelerine daha dürtüsel tepki vermeleri ve daha ölümcül intihar yöntemlerini seçmeleri çok daha muhtemeldir.
Depresyon ciddi ve yaygın bir durumdur ve ne yazık ki kendi kendine iyileşmemektedir. Ancak antidepresan ilaçlar ve psikoterapi ile tedavi edilmesi mümkündür. Eğer kendinizin veya bir yakınınızın depresyonla mücadele ettiğini düşünüyorsanız, yardım ve destek aramak çok mühimdir. Bir doktor, ruh sağlığı uzmanı veya size destekleyebilecek ve uygun yardımı bulmanıza yardımcı olabilecek güvendiğiniz birisi ile iletişime geçebilirsiniz.
Birilerinden yardım istemek zor gelebilir ancak uygun bir tedavi almadan depresyonun geçmesi pek olası değildir. Hatta daha kötüye gidebilir. Bu yüzden lütfen tek başınıza, sessizce acı çekmeyi tercih etmeyin. Şu an ne kadar karanlıkta kaybolmuş gibi hissetseniz de buradan bir çıkış yolu olduğunu kendinize hatırlatın. Yardım isteyebilmenin bir acizlik değil, aksine bir erdem olduğunu unutmayın.
Bu süreçte yardımcı olabilecek bazı ipuçları:
Sağlıklı beslenmek; şeker, kafein ve rafine gıdaların tüketiminden kaçınmak. Meyve, sebze; özellikle B vitamini açısından zengin olan taze yeşillikleri tüketmek. (Çünkü düşük B vitamini depresyonu tetikleyen etkenlerden biridir.)
Sosyal etkinliklere katılarak bireysel izolasyonu olabildiğince engellemek.
Günde en az 30 dakikayı fiziksel aktivitelere ayırmak.
KAYNAKÇA:
“Depression in men: suffering in silence”
Author: Dr Funke Baffour
https://www.bps.org.uk/blog/depression-men-suffering-silence
Dünya sağlık örgütüne göre 300 milyondan fazla insan depresyonla mücadele etmektedir. Bu kişiler derin üzüntü, uyuşukluk, halsizlik, değersizlik hissi ve sosyal aktivitelere duyulan isteksizlik gibi semptomlardan muzdariptir. Buna rağmen birçok kişi, farkındalık eksikliği, etiketlenme ve dışlanma gibi korkular sebebiyle herhangi bir tedavi görmemektedir.
Nihayetinde, birçok kişi arasında, erkeklerin her daim güçlü olması ve duygularını kontrol etmesi gerektiği algısı hâlâ devam etmektedir. Halbuki hem kadınlar hem de erkekler depresif hissedebilir ve cinsiyet fark etmeksizin benzer semptomlar gösterebilir. Ancak erkekler, depresyon belirtilerini fark etmekte kadınlar kadar yetenekli değildir. Bunun sebebi ise erkeklerin, depresyon belirtisi sayılabilecek his ve davranışları inkâr etmeye veya bu semptomları başka davranışlarla maskelemeye daha meyilli olmalarıdır.
Erkeklerin, aşağıda sıralanan “gizli” depresyon belirtilerini göstermeleri oldukça muhtemeldir:
Duygu dalgalanmaları; agresif, saldırgan ve rahatsız hissetme
Düşüncesiz davranışlar: kavga çıkarma, tehlikeli veya alkollü araç kullanma, kumar ve bahis oyunları oynama
Alkol veya madde bağımlılığı
Soyutlanma
Cinsel istekte azalma
Bel ve mide ağrısı, sindirim sorunları, bitkinlik ve iştahsızlık gibi fizyolojik şikayetler
Aşırı çalışma gibi kaçış eğilimli davranışlar
Asabilik, yersiz öfke
Aklımızdan çıkarmamamız gereken önemli bir detay ise depresyonun herkeste aynı şekilde gözlemlenmediğidir. Belirli semptomlar yalnız o bireye özgü olabilmektedir. Bu nedenle yukarıda sayılan semptomların kesin birer ölçüt olduğunu söylememiz mümkün değildir.
Aşağıda listelenen bazı durumlar depresyonu tetikleyebilir:
Evde ya da işte stres altında olmak
İlişkilerde yaşanan sorunlar
Sağlık problemleri
Aileye karşı olan sorumluluklar
Maddi sıkıntılar
Emeklilik ve bireysel bağımsızlığın kaybı
Sevdiği birinin ölümü
Erkeklerde depresyon, duyguların gizli tutulmasına neden olabilir. Bu yüzden depresyonu ilk evrelerde fark etmek zorlaşır. Eğer tedavi edilmezse büyük bir yıkıma yol açabilir.
Erkekler depresyon sinyali sayılabilecek -intihar etme düşüncelerini dile getirme gibi- davranışlarda daha az bulunur. İstatistiksel olarak, kadınlar intihar girişimine daha meyilli olsalar da depresyonla mücadele eden erkeklerin, intihardan ölme olasılığı kadınlara nazaran 4 kat daha fazladır. Çünkü erkeklerin intihar düşüncelerine daha dürtüsel tepki vermeleri ve daha ölümcül intihar yöntemlerini seçmeleri çok daha muhtemeldir.
Depresyon ciddi ve yaygın bir durumdur ve ne yazık ki kendi kendine iyileşmemektedir. Ancak antidepresan ilaçlar ve psikoterapi ile tedavi edilmesi mümkündür. Eğer kendinizin veya bir yakınınızın depresyonla mücadele ettiğini düşünüyorsanız, yardım ve destek aramak çok mühimdir. Bir doktor, ruh sağlığı uzmanı veya size destekleyebilecek ve uygun yardımı bulmanıza yardımcı olabilecek güvendiğiniz birisi ile iletişime geçebilirsiniz.
Birilerinden yardım istemek zor gelebilir ancak uygun bir tedavi almadan depresyonun geçmesi pek olası değildir. Hatta daha kötüye gidebilir. Bu yüzden lütfen tek başınıza, sessizce acı çekmeyi tercih etmeyin. Şu an ne kadar karanlıkta kaybolmuş gibi hissetseniz de buradan bir çıkış yolu olduğunu kendinize hatırlatın. Yardım isteyebilmenin bir acizlik değil, aksine bir erdem olduğunu unutmayın.
Bu süreçte yardımcı olabilecek bazı ipuçları:
Sağlıklı beslenmek; şeker, kafein ve rafine gıdaların tüketiminden kaçınmak. Meyve, sebze; özellikle B vitamini açısından zengin olan taze yeşillikleri tüketmek. (Çünkü düşük B vitamini depresyonu tetikleyen etkenlerden biridir.)
Sosyal etkinliklere katılarak bireysel izolasyonu olabildiğince engellemek.
Günde en az 30 dakikayı fiziksel aktivitelere ayırmak.
KAYNAKÇA:
“Depression in men: suffering in silence”
Author: Dr Funke Baffour
https://www.bps.org.uk/blog/depression-men-suffering-silence