Brooklyn Nine-Nine: Jake Peralta

Yazan: Melike Müdebbire Erdem

Bir Amerikan polisiye durum komedisi olan Brooklyn Nine-Nine, New York Polisi'nin Brooklyn'deki hayali 99. Bölge Karakolu'ndaki dedektifler ve yeni atanan polis şefinin yaşadığı maceraları ve olayları konu alır. Dizi 8 sezon, 153 bölümden oluşmaktadır.

Jake Peralta, dizinin ana karakteridir ve Andy Samberg tarafından canlandırılmaktadır. Jake; komik, eğlenceli, enerjik, çocuksu ve genellikle sorumsuz bir karakterdir. Bu özellikleri nedeniyle izleyicide oluşturduğu ön yargıya rağmen zeki ve başarılı bir dedektiftir. İlk bakışta espritüel ve neşeli bir polis dedektifi gibi görünse de karakterinin arkasında daha derin psikolojik dinamikler bulunur. Psikolojik açıdan bakıldığında, Jake’in davranışlarını, kişilik özelliklerini ve gelişimini çeşitli psikolojik kuramlarla açıklamak mümkündür.

Jake, çoğu zaman komik ve maskara davranışlarla çevresindekileri güldürmeye çalışır ve bunu ciddiyetsiz bir ifade takınarak yapmaktadır. Bu durum özellikle gençliğinde yaşadığı travmatik olaylardan, babasıyla ilişkisi ve kaybolmuş güven duygusu, kaynaklanan duygusal acıyı komedi ve aşırı neşeyle örtmeye çalışıyor olduğunu gösterebilir. Bu sayede de derinlerdeki duygusal acıdan uzak durarak, dış dünyaya daha eğlenceli ve neşeli bir imaj yansıtabilmektedir. Sigmund Freud'un psikanalitik teorisine göre, kişiliğimiz bilinçdışı dürtüler ve bu dürtülerin bastırılmasıyla şekillenir. Onun mizahi ve aşırı enerjik davranışları, dürtülerinin bastırılmasına yönelik bir savunma mekanizması olarak değerlendirilebilir. Bu, belki de Freud'un tanımladığı bir savunma mekanizması olan ‘’Repression’’ olabilir. 

 

Jake çocukluğundan yetişkinliğine kadar hayatında sürekli bir baba figürünün eksikliğini hissetmiştir. Bunu zaman zaman onun hayatında eksik hissettiği baba figürüne Polis Şefi Holt’u koymasından anlayabiliriz. Ayrıca babasının annesini sürekli aldatması ve nihayetinde boşanma süreci, onun üzerinde derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Jake, babasının onu terk etmesinin ardından derin bir güven eksikliği hissi yaşamış olabilir. Bu durum çocuklukta

ebeveynle kurulan ilişkinin, bireyin yetişkinlikteki duygusal bağlarını nasıl şekillendirdiğini öne süren John Bowlby’in bağlanma kuramının bir örneği olabilir.

Jake'in ilişkilerinde bağlanma tarzı, büyük ölçüde güvensiz ve anksiyetelidir. Özellikle romantik ilişkilerde, insanlar ona karşı sevgilerini açıkça belirtmedikçe rahat edemez. Bu, erken dönem bağlanma deneyimlerinin etkisiyle şekillenmiş olabilir. Ayrıca iş arkadaşları ve özellikle Çavuş Amy Santiago ile ilişkisi de güven kurma ve sevgi gösterme üzerine sürekli bir çatışma barındırmaktadır. Onun babasına karşı bir tür "dönüşümlü" bağlanma stiline sahip olduğu görülür. Babası ona karşı ilgisiz ve ihmalkâr bir tutum sergilemiş, bu da Jake’in ona duyduğu öfke ve hayal kırıklığının devam etmesine yol açmıştır. Fakat, dizinin ilerleyen bölümlerinde Jake, güveni ve duygusal bağları Amy ile kurarak bağlanma stilini değiştirmeye başlar.

Jake Brooklyn Nine-Nine ekibine, özellikle Kaptan Holt’a, oldukça bağlıdır. Bu bağlılık grup içindeki kimlik inşası ve sosyal rollerle de ilişkilidir. O genellikle grup lideri olmaya çalışır ve bazen bu rollerde komik bir şekilde zorlanır. Bunun yanında, içsel grup normları ve grup üyeleri arasındaki etkileşimler onun karakterinin şekillenmesinde önemli bir rol oynar. Örneğin, Jake çok büyük maddi sıkıntıya girdiğinde Teğmen Terry’nin ona olan desteği sayesinde 33 yaşında ilk kez para biriktirme alışkanlığı kazanmıştır. Onun güçlü arkadaşlıklar kurması, sadece iş arkadaşlarıyla değil, aynı zamanda aile üyeleriyle olan bağları aracılığıyla da gelişir. Bu, sosyal kimlik kuramı çerçevesinde de incelenebilir. Onun genellikle komik ve biraz da çocukça bir kimlik sergilemesi, aslında içsel bir kimlik bunalımını da gizler. Özellikle babasıyla olan ilişkisi ve gençlik yıllarındaki zorlayıcı deneyimler, onun ne zaman ciddi olması gerektiğini bilmemesine yol açmıştır. Bu yine onun bir tür maskaralık yaparak kaygılarını bastırma çabasıdır.

Jake’in güvenlik, sevgi ve aidiyet ihtiyacı, özellikle erken dönemde, babasıyla kurduğu ilişki nedeniyle kesintiye uğramıştır. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre, insanın temel ihtiyaçları bu gereksinimlerden başlar. Ancak dizinin ilerleyen bölümlerinde, onun kişisel gelişimi bu ihtiyaçların karşılanmasına yönelik bir yolculuk gösterir. Onun aidiyet arayışı ve özsaygısı, ilk başlarda komik davranışlar ve meslektaşlarıyla yaptığı mizahi atışmalarla dışa vurulsa da zamanla iş arkadaşlarıyla daha güçlü bir bağ kurar ve bu bağdan güven ve aidiyet duygusunu elde eder. Amy ile olan ilişkisi, ona güvenlik ve bağlılık sağlayan bir kaynağa dönüşür. Jake’in karakterindeki en büyük dönüşüm, onun aslında sadece eğlenceli bir "çocuk" olmanın ötesinde bir dedektif olduğunu fark etmesidir. Amy ile evlenip, daha olgun bir tutum sergilemeye başlaması, onun kişisel gelişiminde önemli bir aşamadır. Ayrıca Amy hamile olduğu zaman babası ve büyükbabası ile konuşup onların arasını düzeltmiş ve babasından bu konu hakkında ‘Ne babam bana iyi bir babalık yaptı ne de ben sana iyi bir babalık yapamadım ama görüyorum ki sen çok iyi bir baba olacaksın’ dönütünü almıştır. Bu, Maslow’un kendini gerçekleştirme ihtiyacını yansıtan bir gelişimdir.

Jake'ten ziyade, dizi karakter çeşitliliği sayesinde psikolojik incelemeler yapmak ve derslerde öğrendiklerimizi pekiştirmek için harika bir olanak sunuyor. Ayrıca İngilizce altyazı seçeneğiyle dil becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Eğer tıpkı benim gibi polisiye türü dizi ve film sever biriyseniz hem eğlenerek izleyeceğinizden hem de saydığım avantajlar ile bir taşla üç kuş vuracağınızdan hiç şüpheniz olmasın.