Şefkat Öz'de Başlar

Yazan: Sena Gündoğan

Hepimiz içine doğduğumuz bu dünyada mutluluğu ararız. Ruhumuzu daraltan, canımızı sıkan, bizi üzen olaylardan olabildiğince kaçmaya çalışırız ve mutluluğu kovalarız, iyi hissetmek için çaba harcarız. Ancak yaşamda acı kaçınılmazdır. Önemli olan, bizim karşılaştığımız zorluklar karşısında nasıl bir duruş sergilediğimizdir, acıyı nasıl karşıladığımızdır. Acı çekmek kaçınılmazdır ama bir noktada o acının içine hapsolmak ya da acının içinden küllerinden doğarmışçasına yeniden doğmak bir tercihtir. Kendini acımasızca eleştirmek de kendine şefkatle sımsıkı sarılmak da birer tercihtir.

Şefkat; acıyı paylaşmak, anlamak ve fark etmektir. Farkındalıktan sonra da duygularımızı eylemlere dönüştürmeyi gerektirir. Çünkü şefkat kendine acımak değildir. Şefkat, yaşadığın acıyı anlamak, onu kabullenmektir. Acıyı kabul etmek ise acıya rağmen değil, acıyla birlikte de devam edebilmektir. Duygulara temas etmek ve ihtiyacımız olan şeyi fark etmektir. Kendine “Peki şimdi ben daha iyi hissetmek için ne yapabilirim?” sorusunu sormaktır. Şefkat, davranışsal eylemleri de içinde barındırır. Paul Gilbert’a göre şefkatin üç yönü vardır. Bunlardan ilki, bizden diğerlerine aktarılan şefkattir. İkincisi, başkalarından bize gelen şefkattir. Üçüncüsüyse öz-şefkat, yani kendi kendimize duyduğumuz şefkattir. Şefkat de diğer her şey gibi “öz”de başlar. Öz-şefkat, zor zamanlardan geçtiğimizde ihtiyaç duyduğumuz şefkat, anlayış, nezaket ve desteği kendimize sunabilme becerisi olarak tanımlanabilir. Zor zamanlardan geçen yakınlarımıza nasıl ilgi gösteriyorsak şefkatle yaklaşıyorsak, bu ilgi ve şefkati kendimize de yöneltebilmektir.
 

Dr. Kristin Neff ve diğer uzman psikologların yıllar içerisinde yürüttüğü birçok araştırma, başarısızlıkları ve kusurları karşısında kendilerine karşı şefkat gösterebilen kişilerin, kendilerini yargılayanlara göre çok daha huzur içinde yaşadıklarını ortaya koydu. Neff’in yapmış olduğu araştırmada öz-şefkatin artan mutluluk, iyimserlik, kişisel inisiyatif ve bağlılık da dahil olmak üzere psikolojik refah ile ilgili olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda anksiyeteyi, depresyonu, nörolojik mükemmelliği ve ruminasyonu azalttığını ortaya koymaktadır.

Neff, öz şefkatin üç bileşeninden söz eder. Bunlar; öz-nezaket, ortak paydaşım ve bilinçli farkındalıktır. Öz-nezaket (self-kindness) kavramı, acı ve başarısızlık durumlarında kendi kendini anlama; ortak paydaşım (common humanity) kavramı, daha büyük insan deneyiminin bir parçası olarak başkalarının deneyimlerini algılama; bilinçli farkındalık (mindfulness) kavramı, acı verici duygu ve düşünceleri geçmiş ve geleceğin etkilerinden bağımsız olarak şimdiki anda yargısız bir tutumla ele almak olarak tanımlanmaktadır. Zorlayıcı duygudurumlarında genelde o duyguyla fazlasıyla özdeşleşiriz. Böyle anlarda, kendi acımızdan duygusal olarak uzaklaşmak ve “Bu yaşadığım şey gerçekten çok zor.”, “Şu anda nasıl kendime sahip çıkabilirim ve kendimi rahatlatabilirim?” diyebilmek ve şefkatle kendimizi yatıştırabilmek ve sakinleştirebilmek, kendimize karşı nezaket göstermektir. Öz-nezaketin karşısında öz-eleştiri (self-judgment) vardır. Yapıcı olmayan öz-eleştirinin birçok negatif yanı vardır. Kendini sertçe eleştiren kişiler depresif, üzgün ve yalnız hissetmeye daha meyillidir. Ortak paydaşım, tüm insanların zaman zaman hata yapabileceğinin, yetersiz ve başarısız hissedebileceğinin kabulünü içerir. Bilinçli farkındalık; acıyı fark etmek, göz ardı etmeden kabul etmek, onun üzerindeki geçmiş ve gelecek etkisini görebilmektir. Bilinçli farkındalık; zorlayıcı duygu, düşünce ve durumları onları bastırmaya çalışmadan veya göz ardı etmeden olduğu gibi görmektir.

Şefkat, acının varlığında ortaya çıkar. İnsanoğlu yaşadığı acıyı bastırma eğilimindedir ancak acıdan kaçınmak daha acı vericidir. Kolaya kaçan zorlanır diye bir söz var. Bazen o an yaşadığımız acıyı yok sayarsak bastırırsak görmezden gelirsek daha kolay olacakmış gibi gelir ancak bu uzun vadede bizim daha çok acı çekmemize sebep olur. Kolaya kaçtığımızı zannederken daha çok zorlanırız. Şefkatin ortaya çıkabilmesi için öncelikle acıyı fark etmek ve varlığını kabul etmek gerekir. Ardından kendimizi, yaşadıklarımızı ve hislerimizi anlayarak bunlara uygun davranışlar geliştirerek kendimize sımsıkı sarılmayı gerektirir. Temelde kendimize karşı şefkatli değilsek, başkalarına karşı da şefkatli olabilmek zordur. Kendimize şefkatli olursak başkalarına karşı da şefkatli oluruz. Başlangıç noktası biziz. Her şey de olduğu gibi şefkatte de iş “öz”den başlar.

KAYNAKÇA:

Şefkat / Prof. Dr. Zümra Atalay

Öz Şefkat: Kendine Nazik Olmanın Kanıtlanmış Gücü / Kristin Neff

Gilbert, P. (2005). Compassion and cruelty: A biopsychosocial approach. In P. Gilbert (Ed.), Compassion: Conceptualisations, research and use in psychotherapy (pp. 9–74). Routledge.

https://www.hiwellapp.com/blog/oz-sefkat-nedir

https://positivepsychology.com/how-to-practice-self-compassion/