Odysseus Anlaşması: Şimdinin Gücüyle Başa Çıkmak

Yazan: Elif Büşra Boysan

Yunan mitolojisinde bir İthaka kralı olan Odysseus, Truva Savaşı’nın da kahramanıdır. Odysseus, savaştan sonra uzun sürecek bir deniz yolculuğuyla ana vatanına dönüş yolunu tutmuşken insanın aklını başından alan sesleriyle ünlenmiş olan Sirenlerin bulunduğu adadan geçeceklerini fark eder. Sorun şuydu ki, Sirenlerin mırıltısını duyan denizciler, onların büyüsüne kapılıp dümeni Sirenlere doğru kırıyorlardı ve gemi kayalıklara çarpıyor, bütün mürettebat da boğulmaya mahkûm oluyordu.

Odysseus bunu bildiğinden, bir plan yapmıştı. Mürettebatına kulaklarını balmumuyla kapatmalarını emrederken kendisini de gemi direğine sıkıca bağlamalarını emretti. Böylece hem müziği duyacaktı hem de hareket edemeyeceği için dümeni çeviremeyecekti. Ayrıca mürettebatını, kendisinin yalvarmalarını dinlememeleri gerektiğini, Sirenler tamamen geride kalmadan onu gemi direğinden çözmemeleri gerektiğine dair de tembihledi.

Odysseus, gelecekteki kendisinin Sirenleri duyduğu zaman doğru kararı veremeyeceğinin farkındaydı. Bu nedenle şu andaki aklı başında olan Odysseus, gelecekteki kendisiyle pazarlık yapmış oldu. Bu strateji, modern psikolojide ve felsefede ‘Odysseus Anlaşması’ olarak bilinir.

Bu anlatı, bize yalnızca bir davranışsal kontrol stratejisini değil, şimdiki anın gücüyle önceden başa çıkmayı ve geleceğe dair farkındalık kazanma yollarını da anlatır. Odysseus’un bu pazarlığı, anın cazibesiyle baş etme ve uzun vadeli hedeflere sadık kalma becerisine dair önemli bir anlatıdır.

Odysseus Anlaşması’nın anahtar noktası, farklı durumlarda farklı insanlar olabileceğimizin farkına varmaktır. Bu farkındalık, gelecekte yaşanacak olan içsel çatışmalarımızı çözmemize olanak tanır. Aynı zamanda öz disiplin ve öz farkındalık mekanizmalarımızın yansıması olan bu anlaşma, gelecekteki kendimize karşı sorumluluğumuzun bilincinde olmamızı sağlar.


Modern dünyada bireyler, sürekli dikkat dağıtıcılarla ve anlık tatmin sağlayan seçeneklerle karşı karşıya kalır. Bu da kişiyi, uzun vadede daha anlamlı olan hedeflerini bir kenara bırakmaya itebilir. Bu noktada birey, kısa vadeli hazlar ile uzun vadeli hedefler arasında bir uyum sağlamalıdır. Yani aslında modern birey için asıl mesele, Odysseus gibi dengeyi kurabilmektir. Bu denge hem şimdiki anda yaşıyor olmanın farkındalığını hem de uzun vadeli planları koruma iradesini içerir. Öğrencilik hayatında, iş hayatında, spor rutinlerimizde dahi ihtiyaç duyduğumuz bir dengedir bu. Şimdinin cazibesine kapılmak kısa süreli hazlar sunsa da bu hazlar uzun vadeli tatminin yerini alamaz. Bu anlaşmadaki stratejiyi günlük kullanıma şu adımlarla beraber uygulayabiliriz:

-Kendi Sirenlerinizi Belirleyin: Sizi yoldan çıkarabilecek ve hedeflerinize ulaşmanızı zorlaştıracak unsurları net bir şekilde tanımlayın.

-Planınızı Oluşturun: Tıpkı Odysseus’un mürettebatına verdiği net talimatlar gibi, kendinize uygulanabilir, açık ve net kurallar koyun.

-Önleminiz Hazır Olsun: Karar verme anında zorlanmamak için gelecekteki zaaflarınıza karşı şimdiden tedbirler geliştirin.

Bu adımları daha etkili uygulayabilmek ve güçlü tutabilmek adına dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: hedeflerinizi hatırlatıcılarla göz önünde bulundurmak, dikkat dağıtıcı unsurları engellemek, motivasyonunuzu her daim canlı tutmak ve en önemlisi kendinize her zaman inanmak.

Odysseus gibi her birey kendi Sirenleriyle karşı karşıya gelir. Önemli olan, kapılabileceğiniz bu cazibenin önceden farkına varmış olmak ve ona teslim olmadan hedeflerinize sadık kalacağınız bir yol haritası çizip bunu uygulayabilmektir. Kendinizi, zaaflarınızı ve kendinizin gelecekte dürtülerine karşı koyamayacak olan durumlarını tanıyın, ona göre stratejinizi oluşturun ve geminizin dümeninde daima sağlam durun. Odysseus’un Sirenlerin mırıltısına karşı koyarak ana vatanına geri dönebilmesi gibi, siz de şimdiki anın gücüne kapılmadan hedeflerinizi başarabilirsiniz.

Kaynakça

David Eagleman, 2020. Beyin Senin Hikayen. Domingo Yayınevi.