Korku Filmlerinin Psikolojimize Etkisi
Yazan: Şevval Atalay
Hemen hemen hepimizin dikkatini çeken film türlerinden birisi de korku filmleridir. Filmlerin psikolojimize etkisi kaçınılmazdır. Korku filmleri de psikolojimizle yakından ilişkilidir. Korku filmi izlemek beynimizde stres hormonlarının salgılanmasını tetikleyebilir. Adrenalin ve kortizol seviyemizi yükselttiği bilinen korku filmleri, savunma mekanizmamızla bağlantılı olan “savaş ya da kaç” tepkisinin harekete geçmesine öncülük edebilir. Hayati tehlikemiz olmamasına rağmen bize yüksek bir heyecan deneyimi sunan korku filmlerine rağbet de oldukça yüksek. Yapılan bazı araştırmalara göre kontrollü korku hissetmenin kişide katarsise sebep olabileceği ve duygusal boşalmayı sağlayabileceği düşünülüyor. Stres faktörünün de azalmasına yardımcı olduğu kaçınılmazdır. (Zillman, 1988)
Korku filmleri, bizlere karakterlerin yaşadığı zorlu deneyimlerin, izleyici üstünde bıraktığı empati kurma duygusunu işleyişiyle empatimizi geliştirmeye yardımcı olur. Örneğin bir karakterin köşeye sıkışmasını izleyici de hissederek karşılıklı duygusal zekâ seviyelerini de arttırabilir. Bazı kişilerin bu duygulara bağlanarak travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösterme durumu olabilir.
Korku filmlerinin başka bir etkisine bakacak olursak eğlenceli bir hobi olarak tercih edilebilir. Sinemada, evde arkadaşlarla veya yakın çevre ile sinema izlemek sosyal bağlarımızı güçlendirirken tek başımıza izlemek ise kendimize olan özsaygımızı arttıracaktır. Tepkiler, deneyimler ve duygular eğlenceli bir ortama zemin hazırlarken korku deneyimini güvenli bir alanda yaşamamıza olanak sağlar.
Korku filmlerinin etkileri çoğunlukla kısa süreli olsa da uzun süreli de olabilir. Çocuklar, ergenler, yaşlılar ve psikotik rahatsızlıklara sahip gruplar korkunç ve ani sahnelerden daha çok etkilenebilir. Bu durumda gece terörü, uyku bozuklukları ya da karanlık korkusu (niktofobi) gibi sorunlara yol açabilir (Cantor, 1988). Yetişkinlerde ise travmatik geçmişe sahip olanların olumsuz deneyim yaşama ihtimali daha yüksektir.
Bir film izlemeye karar verildiğinde korku filmini kendi irademizle seçmemiz de kişilik özelliklerimizle bağlantılı olabilir. Yapılan çalışmalar, heyecan arayışı yüksek bireylerin korku filmlerini daha fazla tercih ettiğini gösterir (Tamborini & Stiff, 1987). Ayrıca anksiyete seviyesi yüksek kişiler bu tür film seçiminden kaçınabilir. Farklı bir bakış açısıyla da bazı kişiler korku filmlerini kendini test etme aracı olarak görerek korkularıyla yüzleşme tarafına giderler.
Sonuç olarak, korku filmleri insan psikolojisinde çok yönlü bir etkiye sahiptir. Eğlenceli olabileceği gibi stres azaltıcı etkileri de onları izlemekten keyif alanlar için geçerli bir sebep kabul edilebilir. Hassas bireylerde özellikle genç yaş gruplarında bu tür film seçmek olumsuz etkilere sebep olabilir. Panik atak bozukluğu gibi rahatsızlıklarla mücadele edenler için pek uygun olmayan türümüz, psikolojik sağlamlığı düşük olan insanlarda bilinçdışımızı etkileyerek karanlıkta objeleri birleştirme, farklı görme, kabuslar görme, uyuyamama ya da kaygılı düşünceler gibi etkilere sahip olabilir. Dozunda ve bilinçli izlediğimiz korku filmleri hem keyifli zaman geçirmemizi sağlarken hem de ruh sağlığımızı korur.
Kaynakça:
Cantor, J. (1998). “Mommy, I’m Scared”: How TV and Movies Frighten Children and What We Can Do to Protect Them. San Diego: Harvest Books.
Clasen, M. (2017). Why Horror Seduces. Oxford University Press.
Tamborini, R., & Stiff, J. (1987). “Predictors of Horror Film Attendance and Appeal: An Analysis of the Audience for Frightening Films.” Communication Research.
Zillmann, D. (1988). “Mood Management through Communication Choices.” American Behavioral Scientist.
Hemen hemen hepimizin dikkatini çeken film türlerinden birisi de korku filmleridir. Filmlerin psikolojimize etkisi kaçınılmazdır. Korku filmleri de psikolojimizle yakından ilişkilidir. Korku filmi izlemek beynimizde stres hormonlarının salgılanmasını tetikleyebilir. Adrenalin ve kortizol seviyemizi yükselttiği bilinen korku filmleri, savunma mekanizmamızla bağlantılı olan “savaş ya da kaç” tepkisinin harekete geçmesine öncülük edebilir. Hayati tehlikemiz olmamasına rağmen bize yüksek bir heyecan deneyimi sunan korku filmlerine rağbet de oldukça yüksek. Yapılan bazı araştırmalara göre kontrollü korku hissetmenin kişide katarsise sebep olabileceği ve duygusal boşalmayı sağlayabileceği düşünülüyor. Stres faktörünün de azalmasına yardımcı olduğu kaçınılmazdır. (Zillman, 1988)
Korku filmleri, bizlere karakterlerin yaşadığı zorlu deneyimlerin, izleyici üstünde bıraktığı empati kurma duygusunu işleyişiyle empatimizi geliştirmeye yardımcı olur. Örneğin bir karakterin köşeye sıkışmasını izleyici de hissederek karşılıklı duygusal zekâ seviyelerini de arttırabilir. Bazı kişilerin bu duygulara bağlanarak travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösterme durumu olabilir.
Korku filmlerinin başka bir etkisine bakacak olursak eğlenceli bir hobi olarak tercih edilebilir. Sinemada, evde arkadaşlarla veya yakın çevre ile sinema izlemek sosyal bağlarımızı güçlendirirken tek başımıza izlemek ise kendimize olan özsaygımızı arttıracaktır. Tepkiler, deneyimler ve duygular eğlenceli bir ortama zemin hazırlarken korku deneyimini güvenli bir alanda yaşamamıza olanak sağlar.
Korku filmlerinin etkileri çoğunlukla kısa süreli olsa da uzun süreli de olabilir. Çocuklar, ergenler, yaşlılar ve psikotik rahatsızlıklara sahip gruplar korkunç ve ani sahnelerden daha çok etkilenebilir. Bu durumda gece terörü, uyku bozuklukları ya da karanlık korkusu (niktofobi) gibi sorunlara yol açabilir (Cantor, 1988). Yetişkinlerde ise travmatik geçmişe sahip olanların olumsuz deneyim yaşama ihtimali daha yüksektir.
Bir film izlemeye karar verildiğinde korku filmini kendi irademizle seçmemiz de kişilik özelliklerimizle bağlantılı olabilir. Yapılan çalışmalar, heyecan arayışı yüksek bireylerin korku filmlerini daha fazla tercih ettiğini gösterir (Tamborini & Stiff, 1987). Ayrıca anksiyete seviyesi yüksek kişiler bu tür film seçiminden kaçınabilir. Farklı bir bakış açısıyla da bazı kişiler korku filmlerini kendini test etme aracı olarak görerek korkularıyla yüzleşme tarafına giderler.
Sonuç olarak, korku filmleri insan psikolojisinde çok yönlü bir etkiye sahiptir. Eğlenceli olabileceği gibi stres azaltıcı etkileri de onları izlemekten keyif alanlar için geçerli bir sebep kabul edilebilir. Hassas bireylerde özellikle genç yaş gruplarında bu tür film seçmek olumsuz etkilere sebep olabilir. Panik atak bozukluğu gibi rahatsızlıklarla mücadele edenler için pek uygun olmayan türümüz, psikolojik sağlamlığı düşük olan insanlarda bilinçdışımızı etkileyerek karanlıkta objeleri birleştirme, farklı görme, kabuslar görme, uyuyamama ya da kaygılı düşünceler gibi etkilere sahip olabilir. Dozunda ve bilinçli izlediğimiz korku filmleri hem keyifli zaman geçirmemizi sağlarken hem de ruh sağlığımızı korur.
Kaynakça:
Cantor, J. (1998). “Mommy, I’m Scared”: How TV and Movies Frighten Children and What We Can Do to Protect Them. San Diego: Harvest Books.
Clasen, M. (2017). Why Horror Seduces. Oxford University Press.
Tamborini, R., & Stiff, J. (1987). “Predictors of Horror Film Attendance and Appeal: An Analysis of the Audience for Frightening Films.” Communication Research.
Zillmann, D. (1988). “Mood Management through Communication Choices.” American Behavioral Scientist.