Sevme Sanatı
Yazan: Alanur Bilir
Birini gerçekten sevdiğinizi nasıl anlarsınız? Sevgi sonradan öğrenilebilir mi? Veya daha derin bir soruyla başlayalım; Sevgi nedir? Erich Fromm’un kült eseri “Sevme Sanatı” sevgiyi belki de daha önce hiç düşünmediğimiz boyutlarıyla ele alıyor. Fromm bu eserinde sevginin yalnızca bir duygu olmadığını, aslında öğrenilmesi gereken bir “sanat” olduğunu ortaya koyuyor.
Kitap 4 ana kısımdan oluşuyor; ilk kısımda Fromm sevginin bir duygudan çok daha fazlası olduğunu, bir sanat olduğunu savunuyor. Ve her sanat gibi emek, bilgi ve pratik istediğini anlatıyor. İkinci kısımda ise Fromm okuyucuya sevgi üzerine derin analizler sunuyor. Bu kısımda sevginin ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi olmak üzere 4 temel unsurdan oluştuğunu aktarıyor. Fromm’ a göre bu unsurlar sağlıklı bir sevginin temellerini oluşturur ve sadece başkalarını sevmenin değil, kişinin kendisini de sevmesinin yolu bu temel unsurlardan geçer. Örneğin; ilgi ve sorumluluk, sevdiğimiz kişinin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmayı gerektirirken, saygı ise sevdiğimiz kişiyi olduğu gibi kabul etmeyi gerektirir. Fromm bu kısımda ayrıca sevginin yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı olmadığını, kardeş sevgisi, ebeveyn sevgisi, kişinin kendisini sevmesi ve ilahi sevgi gibi çeşitli şekillerde de kendini gösterebileceğini vurguluyor. Üçüncü kısımda ise Fromm modern toplumlarda sevginin çöküşü konusunu ele alıyor. Bu kısım kitabın en dikkat çekici kısımlarından biridir. Çünkü kitap 1956 yılında yazılmış olmasına rağmen, 2024 yılının sonlarına yaklaştığımız bu günlerde, kitabın bu kısmındaki yorumlar hala güncelliğini korumaktadır. Bu kısımda Fromm kapitalizmin ve tüketim kültürünün insan ilişkilerini etkilediğini; bu duruma bağlı olarak modern insanın sevgiyi bir “sahip olma” ilişkisi olarak ele almasını eleştirir. Fromm’ un modern toplumdaki sevgi anlayışını eleştirmesinin bir diğer nedeni ise modern toplumun, sevgiyi yalnızlığın ilacı olarak görmesidir. Modern insanın yalnız kalmaktan büyük korku duyduğunu, ancak bu korkunun derin bir bağ kurmaya yönelik bir çabaya dönüşmediğini belirtir. Fromm’ a göre yalnızlık korkusu yaşayan modern insan, derinliği olmayan kısa süreli ilişkilere yönelir ve gerçek bir sevgi bağı kurmak yerine geçici bir tatmin sağlamaya çalışır. Fromm eserin son kısmında teorik bilgilerin dışında, sanat için gerekli olan bir diğer yönü, yani pratik uygulamayı okuyucuya aktarıyor. Bu kısımda sevmenin bir sanat olarak nasıl öğrenileceği konusuna odaklanılıyor. Fromm sevmenin öğrenilmesi için üç temel öge üzerinde duruyor; disiplin, konsantrasyon ve sabır. Fromm, nasıl sanatın herhangi bir dalında ustalaşırken bu kavramların uygulanması gerekiyorsa, aynı şekilde sevme sanatında ustalaşırken de bu kavramların uygulanması gerektiğini okuyucuya aktarıyor. Fromm’a göre sevme süreci bir disiplin gerektirir, bunun yanında kişinin sevgiyi hayatının her alanına entegre etmesi ve sevgi duyduğu kişiye konsantre olması gerekir. Son olarak gerekli olan öge ise sabırdır. Hayatın her alanında ve tüm sanatlarda gerekli olduğu gibi sevme sanatında da sabır oldukça önemlidir. Sevgi sabır sayesinde beslenir ve güçlenir.
Fromm’un yaklaşık 70 yıldır güncelliğini ve popülerliğini koruyan bu eseri bireylerin bildikleri tüm sevgi kalıplarını yeniden düşünmelerine, kavramların ötesine geçmelerine ve anlamlı ilişkiler kurmalarına yardımcı olur. Şimdi tekrar soralım: Sevgi nedir?..
Kitap 4 ana kısımdan oluşuyor; ilk kısımda Fromm sevginin bir duygudan çok daha fazlası olduğunu, bir sanat olduğunu savunuyor. Ve her sanat gibi emek, bilgi ve pratik istediğini anlatıyor. İkinci kısımda ise Fromm okuyucuya sevgi üzerine derin analizler sunuyor. Bu kısımda sevginin ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi olmak üzere 4 temel unsurdan oluştuğunu aktarıyor. Fromm’ a göre bu unsurlar sağlıklı bir sevginin temellerini oluşturur ve sadece başkalarını sevmenin değil, kişinin kendisini de sevmesinin yolu bu temel unsurlardan geçer. Örneğin; ilgi ve sorumluluk, sevdiğimiz kişinin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmayı gerektirirken, saygı ise sevdiğimiz kişiyi olduğu gibi kabul etmeyi gerektirir. Fromm bu kısımda ayrıca sevginin yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı olmadığını, kardeş sevgisi, ebeveyn sevgisi, kişinin kendisini sevmesi ve ilahi sevgi gibi çeşitli şekillerde de kendini gösterebileceğini vurguluyor. Üçüncü kısımda ise Fromm modern toplumlarda sevginin çöküşü konusunu ele alıyor. Bu kısım kitabın en dikkat çekici kısımlarından biridir. Çünkü kitap 1956 yılında yazılmış olmasına rağmen, 2024 yılının sonlarına yaklaştığımız bu günlerde, kitabın bu kısmındaki yorumlar hala güncelliğini korumaktadır. Bu kısımda Fromm kapitalizmin ve tüketim kültürünün insan ilişkilerini etkilediğini; bu duruma bağlı olarak modern insanın sevgiyi bir “sahip olma” ilişkisi olarak ele almasını eleştirir. Fromm’ un modern toplumdaki sevgi anlayışını eleştirmesinin bir diğer nedeni ise modern toplumun, sevgiyi yalnızlığın ilacı olarak görmesidir. Modern insanın yalnız kalmaktan büyük korku duyduğunu, ancak bu korkunun derin bir bağ kurmaya yönelik bir çabaya dönüşmediğini belirtir. Fromm’ a göre yalnızlık korkusu yaşayan modern insan, derinliği olmayan kısa süreli ilişkilere yönelir ve gerçek bir sevgi bağı kurmak yerine geçici bir tatmin sağlamaya çalışır. Fromm eserin son kısmında teorik bilgilerin dışında, sanat için gerekli olan bir diğer yönü, yani pratik uygulamayı okuyucuya aktarıyor. Bu kısımda sevmenin bir sanat olarak nasıl öğrenileceği konusuna odaklanılıyor. Fromm sevmenin öğrenilmesi için üç temel öge üzerinde duruyor; disiplin, konsantrasyon ve sabır. Fromm, nasıl sanatın herhangi bir dalında ustalaşırken bu kavramların uygulanması gerekiyorsa, aynı şekilde sevme sanatında ustalaşırken de bu kavramların uygulanması gerektiğini okuyucuya aktarıyor. Fromm’a göre sevme süreci bir disiplin gerektirir, bunun yanında kişinin sevgiyi hayatının her alanına entegre etmesi ve sevgi duyduğu kişiye konsantre olması gerekir. Son olarak gerekli olan öge ise sabırdır. Hayatın her alanında ve tüm sanatlarda gerekli olduğu gibi sevme sanatında da sabır oldukça önemlidir. Sevgi sabır sayesinde beslenir ve güçlenir.
Fromm’un yaklaşık 70 yıldır güncelliğini ve popülerliğini koruyan bu eseri bireylerin bildikleri tüm sevgi kalıplarını yeniden düşünmelerine, kavramların ötesine geçmelerine ve anlamlı ilişkiler kurmalarına yardımcı olur. Şimdi tekrar soralım: Sevgi nedir?..